DENTAL IMPLANT

Dişhekimliğinde son 10-15 yılda belki de en çok konuşulan, üzerine en çok tartışılan konusu dental implantlardır. Aslında bir nevi diş hekimliğinin ve diş tedavilerinin gidişatını değiştirdi demek çok da yanlış olmaz.

Dental implantlar artık tamamen diş hekimliğinde standart bir tedavi halini almış ve güvenilirliğini ispatlamıştır. Kısaca tarif etmek gerekirse, çene kemiği içine yerleştirilen, diş kökünün yerine geçen (yapay kök olarak da bilinir) titanyum vidalardır.

İmplant tedavisinin 2 aşaması vardır. Birincisi cerrahi aşama olan implantın çene kemiği içine yerleştirilmesi işlemidir. Düşülünenin aksine gelişmiş cerrahi yöntemler ve uygulama sıklığının verdiği tecrübeyle implant yerleştirilmesi gittikçe basit bir hal almıştır. Ancak yine de implant yerleştirilmesi öncesi çok dikkatli bir muayene yapılmalı, panoramik röntgen ya da 3 boyutlu tomografiler çekilip kemik durumu saptanmalı, ve iyi bir planlamanın ardından implantlar yerleştirilmedir. Bu şekilde uygulaması yapılan implantların başarı oranı %98 civarlarındadır.

İmplant tedavisinden sonra genelde hasta, sorunsuzca günlük yaşantısına devam edebilir, dikkat edilmesi gereken ufak detaylar dışında yemek yiyebilir, konuşabilir ve yürüyebilir.

Dikişli ve dikişsiz olmak üzere iki cerrahi seçenek vardır. Şu anda daha çok dikişli yöntem uygulansa da dikişsiz yöntemler de çok sıklıkla uygulanmakta ve çok daha hızlı ve güvenli bir iyileşme sağlamaktadır. Yakın zamanda dikişsiz cerrahilerin çok daha fazla uygulanacağı düşünülmektedir.

Cerrahi işlemler tamamlandıktan ve dikişler alındıktan sonra 2 ila 3 ay bekleme süresi geçmelidir. Genelde alt çenede 1,5-2 ay, üst çenede ise 3-4 ay civarı beklenerek protez aşamasına geçilebilir. Bu bekleme süresi implant ile kemiğin kaynaşma (osseointegrasyon) süresidir.

Protez aşaması ise standart protez aşamasından biraz daha farklı olup yaklaşık 7-10 gün içinde tamamlanmaktadır.

İmplant tedavisinin köprüler yada hareketli protezlere göre ciddi avantajları vardır. Dişlerde herhangi bir madde kaybına neden olmaz, dişlere gereksiz yükler bindirmez ya da hareketli protezlerdeki gibi protezlerin hareket etme gibi bir sorunu olmaz. Ayrıca hastaya sağladığı ısırma kuvveti orijinal dişlere çok yakındır bu da diğer protezlere göre çiğnemede ve konuşmada önemli oranda avantaj sağlamaktadır.

Tek diş eksikliğinden, tüm çenenin dişsizliğine kadar tüm durumlarda implant uygulaması yapılabilir. Tam dişsiz hastalarda bir çenede 6-8 implant kullanılarak tamamen sabit yada 2-4 implant kullanılarak hareketli proteze destek sağlayacak şekilde uygulamalar yapılabilir. Her 2 durumda da hasta eski protezlerine göre önemli ölçüde rahat bir çiğnemeye kavuşur.

İmplantların ağızda kalma süreleri çok uzundur, çok düzenli bakım ve kontrollerle bu süreyi çok daha fazla uzatmak mümkündür. Yine de hastalar, implant yaptırdıktan sonra da diş hekimleriyle sürekli temasta olmalı ve gerekli kontrollerini aksatmamalıdır.